KİTAP
Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam da, değişen bir dünyada çöken bir dinsel-geleneksel imparatorluktan ve Sevr'i imzalamış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor.
Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam da, değişen bir dünyada çöken bir dinsel-geleneksel imparatorluktan ve Sevr'i imzalamış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor.
"Aşk nasip işidir, hesap işi değil. Aşk adayıştır, arayış değil. Sen adanmış ve yanmışsan bu uğurda, aşk sana uzak değil."
"Düşünmek ruhun kendi kendiyle konuşmasıdır..."
Türk bir ailenin çocuğu olarak bin yüz elli yıl önce dünyaya gelen ve hayatı boyunca müzik, felsefe, botanik, matematik ve mantık alanında sayısız eserler kaleme alan Farabi, ilim ve düşün dünyasında "öğretmen" kabul edilen Aristoteles’ten sonra "ikinci öğretmen" kabul edilmiştir.
Beden iç dengesini sağlamak için sürekli sinyaller gönderir. Susayınca su ister, üşüyünce ısınmak... Bazen önlenemez şekilde iştahlıdır, bazen iştahsız.
Bazı özel zamanlarda özellikle bir yiyeceği yeme arzusu duymak basit bir tesadüf değildir. Beden her durumda iç huzuru vereceğini umduğu yiyecekleri yemeyi arzular.
"İstediğin kadar saksağan vur vurabilirsen, ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır."
Tüm zamanların en sevilen hikâyelerinden biri olan, kırktan fazla dile çevrilen, Oscar ödüllü bir sinema filmi için temel oluşturan ve yirminci yüzyılın en iyi romanlardan biri seçilen Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek, Amerika'nın acımasız bir önyargı ile zehirlenmiş güneyinde geçen, sürükleyici, yürek burkan ve dikkat çekici bir büyüme hikâyesi.
HURAFELERDEN GERÇEKLERE:
DOĞU’NUN GERİ KALIŞ TARİHİ…
“Müslümanların uygarlık liderliğini kaybetmeleri ve modernlikten geri durmaları son yüzyıllarda dünya tarihinin merkezindedir ve uluslararası çatışmalar ile diplomatik tartışmalarda her zaman en büyük etken olmuştur. Hata neredeydi?” David Landes, Harvard Üniversitesi
CEPHEDEN COĞRAFYAYA
ADIM ADIM SAKARYA…
Millî Mücadele’nin düzenli ordu döneminin başındaki 1921 yılı muharebelerinin (1. ve 2. İnönü Muharebeleri, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ve Sakarya Meydan Muharebesi) tamamı dokuz ay gibi kısa bir sürede, henüz güç terazisi Yunanlar lehine iken gerçekleşmiştir.
Orta yaşı geride bırakmış, tüm yaşamları Beyoğlu’nda geçmiş üç arkadaş; Selim, Kenan ve Nihat. Selim’in ağzından dinlediğimiz hikâyede üç arkadaşın, Kenan’ın ölüm deneyiminin ardından değişen hayatları ele alınıyor. Hayatını –yeniden– anlamlı kılmak için çırpınan Kenan, içine girdiği çukurun farkında değildir.
Tasarlanmış cinayet iyi bir organizasyonu gerektirir
Dünyaca ünlü polisiye yazarı Agatha Christie İstanbul’da gizemli şekilde ortadan kaybolur. Yazarın on bir gün boyunca yaşadıkları günümüzde dahi esrarını korumaktadır. Christie’nin sırra kadem bastığı günlerde kimlerle, nerede olduğunu açıklamaksa yine bir polisiye yazarına nasip oluyor; Ahmet Ümit –kurgu olsa da– bu sırrı ifşa ediyor.
"Ölümlü bir dünyada,
insana yaraşır şekilde yaşamaktan daha iyi ne olabilir?"
Şah damarından da yakında bir katil.
Amerika’da yaşayan başarılı tarih profesörü Nüzhet, Fatih döneminde işlendiğini düşündüğü, tarihe bakışı değiştirebilecek büyük bir siyasi cinayeti aydınlatma gayesiyle döndüğü İstanbul’da sapında Fatih Sultan Mehmet’in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülür.
“İstiklâl Harbi’nde Enver Paşa etrafında dahi hayli entrikalar çevrildi. Vesikalar ile görülecektir ki bütün bu işlerde haricî eller, millî harekâtımızı muvaffakiyetsizliğe sürüklemek için müthiş [oyunlar] oynamışlardır.”
– Kâzım Karabekir
Malavi’deki küçük köyleri kuraklığa teslim olduğunda William Kamkwamba on üç yaşındadır. Ailesi bütün bir senenin mahsulünü kuraklık yüzünden kaybedince herkes gibi o da açlıkla tanışır. Hemen her gece yatağa aç karnına girer, etrafındaki insanların açlıktan birer birer ölmesine şahit olur.
“Aile bir toplumun en muhafazakâr, az değişen kurumlarından biridir ve şimdi bu asırda değişmektedir, bu değişme sebebiyle ‘aile’ kurumu kadar tarihçi araştırmalarını gerektiren bir konu yoktur.
“Osmanlı modernleşmesi otokratik bir modernleşmesidir, iç ve dış gelişmeler, hayatının son kırk yılında imparatorluğu bu otokratik modernleşmeden anayasal bir monarşiye kadar sürükledi, imparatorluk genç Cumhuriyete parlamento, siyasal parti kadroları, basın gibi siyasal kurumları miras bıraktı.
Uluslararası çok satan bir rehber olan Ikigai’yle her gününüz bir anlam kazansın. Japonlar herkesin bir ikigaisi olduğuna inanır, her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır.
Onlar varlıklarının anlamını seferde buldular. Nice zamanlar içinde nice mekânlara sahip oldular. Tarifi mümkün olmayan büyüklükteki toprakları bazen ayak sesleriyle bazen de nal sesleriyle aştılar. Kondular, göçtüler… Kurdular, yıkılınca tekrar yaptılar… Hiçbir zaman vazgeçmediler. Ne olacağını değil, daima nasıl olacağını düşündüler. Türkler…
Osmanlı tarihinin kaynaklarına inildiğinde birçok abartılmış olay ve efsanevî şahsiyet görmek mümkün. Bu durumda okurlar şu soruyu sormakta çok haklı: “Kaynakları bile böyleyse, biz kendi tarihimizi nasıl öğreneceğiz?” İşte bu soruya cevap verebilmek için Osmanlı tarihçiliği konusunda tüm dünyanın parmakla gösterdiği Halil İnalcık, özel olarak araştırdığı 18 konuya özel bir dosya hazırlar ve bu dosyaya şu ismi koyar: Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler.
Montesquieu (1689-1755): Aydınlanma döneminin en önemli düşünürlerindendir. La Brède’ de doğdu, hukuk eğitimi aldı. Bordeaux parlamentosu üyesiydi, hâkimlik yaptı. Bordeaux Akademisi’ne seçildi ve makaleler yayımladı. İran Mektupları ile ün kazandı, hayatını teorik ve edebi eserlerine adadı.
Aristoteles (MÖ 384-322): Antik Yunan felsefesinin önemli isimlerinden Aristoteles Platon’un öğrencisi, Tiran Hermias ile Büyük İskender’in hocası, Lykeion okulunun kurucusudur. Ortaçağ’da Musevi ve Müslüman düşünürleri, Hristiyan teolojisini, özellikle de skolastik düşünceyi etkilemiş, etkisi Aydınlanma Dönemi’ne, Rönesans’a ve Reform’a yayılmıştır.
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi.
Desiderius Erasmus (1469-1536): Yeni Ahit’in ilk editörü, ilahiyat edebiyatının önde gelenlerinden ve Kuzey Avrupa Rönesansı’nın en önemli hümanistlerinden olan Erasmus, filolojik yöntemleri kullanarak tarihsel-eleştirel geçmiş araştırmalarının temelini attı. Eğitim alanındaki yazıları klasiklere eski dini müfredat yerine hümanist bir bakış açısıyla yönelinmesine katkıda bulundu.
Bu kitabın amacı, yalnızca ekonomiyi en basit haliyle anlatmak ve okuyan herkesin ekonomiyle ilgili söylenenleri, yazılanları, tartışılanları rahatça izleyebilmesini sağlamakla sınırlıdır.
Doğada görülen en büyüleyici yeteneğin, sıradan ve benzersiz bir becerinin, yani dilin hikâyesini anlatan Dilin Tarihi, bilinen ya da gün yüzüne çıkarılan insan dillerindeki değişikliklerin formel ve teknik anlatımıyla yetinen geleneksel dilbilim tarihi eserlerinden çok farklı bir kitap.
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi.
Bu kitapta, Özdemir Asaf’ın ölümünden sonra, arkasında bıraktığı defterlerden, dosyalardan seçilmiş şiirlerini bulacaksınız. Bunların büyük çoğunluğu dergilerde bile görünmemiş şiirlerdir.
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi.
SETH GODIN, Seth Godin, profesyonel bir konuşmacı, yazar ve değişim yöneticisidir. Dünyada bestseller olmuş dört kitaba imza atan Godin’in diğer kitapları Permission Marketing, Unleashing the Ideavirus, The Big Red Fez, Survival Is Not Enough, All Marketers are Liars, Free Prize Inside, Small is the New Big Thing, The Big Moo, The Dip, Meatball Sundae ve Tribes adını taşımaktadır. Aynı zamanda Squidoo’nun kurucusu ve CEO’su ve dünyadaki en popüler pazarlama blogunun sahibidir.
Özdemir Asaf’ın Kırılmadık Bir Şey Kalmadı’da bir araya getirilen aforizma niteliğindeki “etikalar”ı, anı-deneme türünde yazıları ve öyküleri en az şiirleri kadar etkileyici, sıra dışı ve şaşırtıcı.
Varlık ve Hiçlik, hiç şüphesiz Jean-Paul Sartre’ın “başyapıtı”dır. Sadece Fransız felsefesi açısından değil genel olarak felsefe tarihi açısından da son büyük ontoloji denemesini temsil eder.
Çiçek Senfonisi – Toplu Şiirler çağdaş Türk şiirinin en özgün isimlerinden biri olan Özdemir Asaf’ın sağlığında yayımladığı yedi şiir kitabını bir araya getiriyor: Dünya Kaçtı Gözüme, Sen Sen Sen, Bir Kapı Önünde, Yumuşaklıklar Değil, Nasılsın, Çiçekleri Yemeyin, Yalnızlık Paylaşılmaz.
“Siyah Kuğu”, olasılıksız görünen ve üç temel özelliği olan bir olaydır: Öngörülemez; çok etkilidir; gerçekleştikten sonra onu daha az rastlantısal ve daha öngörülebilir hale getiren bir açıklama uydururuz. Google’un şaşırtıcı başarısı bir siyah kuğuydu; 11 Eylül de öyle. Bankacılık ve emlak krizini öngören dünyaca ünlü risk gurusu Nassim Nicholas Taleb, dinlerin doğuşundan kişisel yaşamlarımızdaki olaylara kadar, dünyamızla ilgili hemen her şeyin altında siyah kuğular yattığını belirtiyor.
Hayatımız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür.
Felsefe sistemini ortaya koyan ve başyapıtı sayılan İrade ve Tasarım Olarak Dünya’yı (1818) yayımlandığında henüz otuz yaşında olan filozofun bu yapıtı koyu bir sessizlikle karşılanmış; değeriyse, 1851’de, altmış üç yaşındayken yayımladığı denemeler ve aforizmalar toplamı Parerga ve Paralipomena (Yan Ürünler ve Geri Kalanlar) ile anlaşılmaya başlanmıştır.
Hınç duygusunu yakından incelemeyi düşünen psikologlara karşı söyleyeceğim şu: Bu bitki en iyi anarşist ve Yahudi düşmanları arasında açıyor, bir de gizli yerlerde çiçekleniyor hep, menekşe gibi, ama farklı bir kokuyla.
'Afrikalı Leo', gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bir yaşamöyküsü: "Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği" Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namı diğer Giovanni Leone de Medici'nin, Leo Africanus yani Afrikalı Leo'nun özyaşamöyküsü -yazmış olsaydı yazacağı gibi...
Her biri başka bir yeri, başka kişileri, başka olayları konu edinen, bir yandan da sonu gelmez ve umutsuz bir arayışı dile getiren hikayeler. Güzel ve büyük yurdunu yitiren Hamdi, kocasını aramak için İstanbul’a gelen Ödemişli zavallı bir kadın, her şeyi allak bullak eden, “yurt”u “gurbet”e çeviren savaş ve geride kalanların hayatları.
Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştiri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır.
“Bazen bir kelime, bir ömrün acısını taşır.”
Berfu Çetin, iç dünyasının derinliklerinden gelen satırlarla karşımıza çıkıyor. Tutarsız Kırıklar, yalnızlığın, özlemin, sevilme arzusunun ve içsel çöküşlerin günlüğü gibi. Her cümle bir kırık, her paragraf bir yara izi…
Okula pijama ile gelen bir öğretmen, dünyanın en zor sorusunu soruyor öğrencilerine.
Yok yok, o kadar da zor değil!
On bir yaşındaki Betsy’nin annesi dil bilimi profesörüdür, sonsuza dek kaybolmadan önce ölmekte olan dilleri kaydetmek için var gücüyle çalışmaktadır. Betsy, dünyadaki binlerce dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu en yakın arkadaşı Kertenkele’ye anlatır.
Ödüllü yazar Nehir Aydın Gökduman’dan hem GÜLDÜREN hem YÜREKLENDİREN bir macera!
Dursun Dünya! DDK bunu söyleyerek istediği zaman dünyayı durdurabiliyor. Ne zaman bir sorun çıksa, DDK dünyayı durdurup sorunların üstesinden geliyor. Kediler mi kayboldu? Veya mahalleyi saran bir bit salgını mı var? Hooop, DDK sizin için orada!
Yıl 1939. Avrupa savaşın eşiğindedir. Her biri ürkütücü sırlar taşıyan on kişi, Devon kıyısında bulunan Asker Adası’ndaki ıssız bir malikâneye davet edilirler. Ancak malikâneye giden grubu bir sürpriz beklemektedir, zira ev sahibi Bay ve Bayan Owen ortalarda yoktur.
Kitap
Herzaman ilk başvuru kaynağı olan kitap hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Her nekadar internet günümüzde çok büyük bir önem ve yere sahip olsa da bize en net ve güvenilir bilgiyi yine kitap vermeye devam ediyor. Kitabın önemi ve değeri giderek artıyor ve artık baktığımızda kitap çocukların ilk oyuncaklarından biri olmaya başlıyor. Küçük yaşlardan itibaren kitap hayatımıza yön verirken meraklarımızı gideriyor, bilgi aktarıyor, ufkumuzu genişletmeye ve birey olmamıza destek veriyor. Eğitim kitapları, kültürel kitaplar, sanatsal kitaplar, roman, hikaye kitapları, masal kitapları, kişisel gelişim kitapları, tarih kitapları, yabancı dil kitapları, nobel ödüllü kitaplar, felsefe kitapları, psikoloji kitapları, denemeler hatta sağlık ile ilgili kitaplar herzaman elimizin altından kitaplığımızın baş köşesinde yer alır. Sizde kitaplığınızı oluşturmak yada kitaplığınızdaki eksik kitapları tamamlamak için hemen istekle.com kitap kategorisini ziyaret edip güvenli ödeme sistemi ile siparişinizi oluşturabilir ve aynı gün kargo fırsatı ile kitaplarınıza hemen ulaşabilirsiniz.