KİTAP
Küçük Porsuk çok yorgun olduğu için odasını toplamak, yemeğini yemek ya da dişlerini fırçalamak istemedi. Ama uyku vakti geldiğinde yorgunluğu birdenbire geçiverdi…
Ev kedileri, sokak kedileri – bu neşeli öyküde hepsi kış kedileri!
Bu eğlenceli kitap, bireysel farklılıkların dost olmaya ve birlikte oyunlar oynamaya engel olmadığını anlatıyor.
Hadi bakalım Kaplancık, yatma vaktin geldi artık. Önce fırçalansın dişler, sonra uyku seni bekler…
"Elinde olanı küçümseme, bir zamanlar buna sahip olmayı dilemiştin."
Elinizde tuttuğunuz kitap mutluluk felsefesiyle bütünleşmiş en önemli filozof olan Epikür’ün bir yandan kıymetli öğütlerini hatırlatırken bir yandan da mutluluğun reçetesini veriyor.
Atatürk tarafından basılma emri verilen ve yine Atatürk’ün kurduğu devletin kurumları tarafından toplatılarak yasaklanan elinizde tuttuğunuz bu kitap hikâye tadında bir istihbarat kitabı olmasının yanında stratejik ve gizli bilgiler içermektedir.
Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin 12 Temmuz 1932’de kurulmasından sonra başlayan; Dil Devrimi’yle Türkçeyi sade bir dil haline getirme ve yabancı kökenli kelimelerden arındırma çalışmaları hız kazanır. Yabancı dillerden, özellikle Arapça ve Farsçadan alınan bilim, fen, sanat ve teknik terimlerin Türkçeleştirilmesi için komisyonlar kurulur. Son derece ağır Osmanlıca terimlerin kullanıldığı “geometri”, eski deyişle “hendese” için ise bu çalışmayı bizzat Mustafa Kemal Atatürk yapar.
2500 yıl önce kaleme aldığı Tao Te Ching ile Taoizm’in kutsal kitabını yaratan Lao Tzu, Doğu bilgeliğini gizemli satırlarla kalbimize fısıldamıştır. Yaşamın düzeninin oluş ve bozuluştan ibaret olduğunu, hakikatin görünende değil görünmeyende gizlendiğini söyleyen Lao Tzu zıtlıklardan doğan uyuma dikkat çeker.
Yetişkinleri anlamak çok zor! Sürekli hayattan şikâyet edip duruyorlar. Oysa durumları hiç de öyle kötü değil. Sürekli onu yapma, bunu yapma diyen bir annen baban yok. Ödevlerini yapmadın diye kızan bir öğretmenin yok. Her gün kalkıp gitmek zorunda olduğun bir okulun yok! Daha ne istiyorsun hayattan? Oh ne âlâ memleket! Bu hiç adil değil! Hayat, biz çocuklara da oh ne âlâ memleket olmalı!
Her şey bir iddia ile başlar ve gece gündüz bir kâşif olup dünyayı dolaşma hayalleri kuran Tom onunla alay eden sınıf arkadaşlarına yanıldıklarını kanıtlamak için bisikletine atlayıp yollara düşer.
Bu kitapta Çanakkale, Kanal Harekâtı, Doğu Cephesi gibi muharebelerde çarpıştıktan sonra, emperyalizmin işgali altındaki bir ülke ve şehirde, melon şapka hatta Yunan üniforması giyerek işgalcilere katılan ve yıllarca Gazi Mustafa Kemal’in casusluğunu yapan bir Türk subayının efsanelere ve karanlıklara karışmış çarpıcı yaşamı, vatan sevgisi ve Yunan zindanlarında işkence içinde geçen yılları anlatılıyor.
Antik tarih söz konusu olduğunda, Yunan ve Roma tarihi birlikte anlatılır her zaman. Oysa Roma kendine özgü ve kıyas kabul etmeyen farklı bir kültür geliştirmiş, Yunan düşüncesinden tamamen ayrı bir zihniyetle çok geniş bir dünya coğrafyasına hâkim olmuştur.
UNESCO’nun Atatürk tanımı: “Atatürk, uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayrımı gözetmeyen, eşi olmayan devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur.”
Ayıcık ormanda kaybolunca, sihirli ateşböcekleri ortaya çıkmış. Ayıcık sevgi dolu anlarını düşünürse ateşböcekleri ışıldayıp yolunu aydınlatacakmış. Acaba Ayıcık evinin yolunu bulmak için sevginin gücünü kullanabilecek mi?
31 Aralık 1925 gece yarısı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Yeni Yılı kutladı. İlk defa, ulusal olarak ortak bir takvim ve saat kullanmayı kabul ettiler. Oysa çok eski bir kavşak noktası ve büyük şehir olan İstanbul’da halk belirsiz bir geleceğe bakıyordu. Müslümanlara olduğu kadar Rumlara, Ermenilere, Yahudilere de ev sahipliği yapan İstanbul hiçbir zaman sadece Türklerin olmamıştı.
Değişim, bakış açısı ve hayatın iyi kötü sürprizleriyle başa çıkmak üzerine bir hikaye... Coppo’nun hem metni hem de resimleri, gücünü sadeliklerinin ardında yatan felsefeden alıyor. Küçük Petra’nın büyük macerası, kendini tanıma ve kabul etmeyle dair, yediden yetmişe herkese, çok şey söylüyor.
Havuçları her şeyden çok seven Tarçın, kahvaltıda afiyetle yiyeceği havuçlar için bir parça tuz almaya gitti. Döndüğünde ise havuçlarını bıraktığı yerde bulamadı.
Dedektif Zebra ve güvenilir yardımcısı Nokta’yla tanışmaya var mısınız? Muhteşem ikili ilk maceralarında marmelatlı kurabiyelerin gizemli şekilde ortadan kaybolmasını araştırıyor.
Amansız bir yalnızlaşma ve yabancılaşma
İstihbarat teşkilatının mesleğine aşkla bağlı elemanı Sedat’ın hayatı üst üste gelen musibetlerle altüst olmuştur. Babası gibi sevdiği amiri Yıldırım’ın öldürülmesinin şokunu atlatamadan kendisi de suikasta uğrar.
Pipkin aklına hep çok büyük sorular takılan çok küçük bir penguen. Bu kez, dinozorların ne kadar büyük olduğunu merak ediyor.
Siz de hayatın seyri içinde "evet" ve "hayır" demek için doğru zamanı bilemeyenlerden misiniz?
Öyleyse Henry Cloud ve John Townsend'in Sınırlar kitabı, siz değerli okurlar için yol gösterici bir nitelik taşıyor. Hayatınızı kendi iradeniz doğrultusunda kontrol edebilmenizi sağlayacak bu kitabı keyifle okurken faydalı bilgiler öğreneceğinizi düşünüyoruz.
“Güneşin, ayın, yıldızların, yerin ve denizin tadını çıkaran kişi ne yalnızdır ne de çaresiz.”
Sara Şahinkanat’ın kıpır kıpır kaleminden tekrar tekrar okunacak bir hikâye daha “Babamın Battaniyesi”.
Evde canınız çok mu sıkıldı? Zaman geçmek bilmiyor mu? Olsun.
Babasını küçük yaşta kaybeden Cedric, annesiyle birlikte mütevazı bir yaşam sürmekteydi. En yakın arkadaşları, mahalle bakkalı ile iyi kalpli bir ayakkabı boyacısıydı. Bir gün inanılmaz bir şey oldu ve İngiltere’den gelen bir avukat, Cedric’in soylu bir İngiliz, hatta bir lord olduğunu açıkladı.
İçinde bir sürü bulmacayla birlikte yara kabukları, hücreler, kırık kemikler, beyin gücü, bakteriler ve ölümcül hastalıklar hakkında birçok ilginç bilgiyi de barındıran bu kitabın sıkıcı olan tek bir sayfası bile yok!
Uçmaya cesaret eden ilk havacılarla birlikte havaya yükselin. Yükseğe, daha yükseğe uçun ve bizleri gökyüzünde taşıyan türlü türlü makinelerin sınırlarını keşfedin.
Dünya tarihinin üzerinde güneş batmayan imparatorluğu İngiltere’nin Ortadoğu macerası hangi fikirlerle başladı? Osmanlı İmparatorluğu ile İngiltere’nin Ortadoğu’daki sıra dışı mücadelesinde neler yaşandı? İngiltere’nin Ortadoğu’daki stratejisinde konsoloslukların önemi neydi?
“Önce ticaret ve siyaset, sonra hükmetmek” projesiyle İngiltere neyi amaçladı?
Çimen, sınıfta kısacık bir öykü okurken bile heyecanlanıyor. Biri ona güzel bir şey söylediğinde o kadar utanıyor ki, hemen ortadan kaybolmak istiyor! Çimen, biraz çekingen...
Baltık cephesinde piyade yüzbaşı olan ve ülkesindeki boyun eğmeyi içine sindiremeyen Hans Tröbst, Türkiye’de Mustafa Kemal liderliğinde bir direniş başlatıldığını duyar. Bu direnişe katılmak üzere Varna üzerinden gizlice İstanbul’a gelir. Burada bulduğu birkaç bağlantı sayesinde Anadolu’ya geçer ve Kurtuluş Savaşı’nın sonuna kadar Anadolu’da kalır.
Usta yazar Nihan Kaya tarafından kaleme alınan İyi Aile Yoktur kitabı, gençler ve ebeveynlerin davranışlarına yönelik incelemeleri barındırıyor. Çocuklara, aileleri tarafından öğretilen davranışların, aslında çocukları ne denli bir sıkışmışlığın içerisine ittiği konusuna yer veren Kaya, örnekler ve alıntılar ile konuyu detaylı bir şekilde ele alıyor.
Çanakkale Savaşı, yakın tarihimizin dönüm noktalarından biridir. Yüzyıllardır Avrupa devletleri karşısında yenilen ve gerileyen Türkler, Çanakkale Zaferi’yle bu gidişe son vermiştir.
Minik kaplumbağa Gambi, sırtında bir okyanus taşıyor. Şaka yapmıyoruz canım! Gerçekten uçsuz bucaksız bir okyanus var orada. Hayallerimizi, özlediklerimizi gittiğimiz her yere götürmez miyiz zaten? İşte tam da bundan söz ediyoruz tatlı okur!
“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”
M. Kemal Atatürk
Sid’in dedesi, evlerinin çok yakınında oturur ve Sid ne zaman istese dedesinin evine gider. Bir gün Sid, yaşlı adamı evin çatı katında bulur. Dedesi onu büyük metal bir kapının ardına saklanmış gizli bir dünyada yolculuğa davet eder ve böylece birlikte hayvanlarla dolu yemyeşil bir adaya giderler.
Biraz hayal gücüyle her şey mümkün!
Uzaya çıkmak, sahne performansı sergilemek, çılgın icatlar yapmak ve yeni yerler keşfetmek… Tüm bunları yapmak için sabırsızlanan iki arkadaşın macerasına siz de katılın.
Dinozorlar çok zor bir yıl geçiriyor. Korkunç bir orman yangınının ardından büyük sel geldi. Koşullar zorlu olsa bile bazı dinozorlar yuva yapıp yumurtluyor. Bazıları ise sürüler oluşturarak yeni beslenme alanları aramak için yollara düşüyor.
Dağın tepesinde yaşayan bilge kurdun sandığı keşfedilmeyi bekliyor. Bu sandık, çocukları bir kahraman kadar cesur, bir kaplan gibi korkusuz yapabilecek sihre sahip.
Genç Robinson Crusoe denizlere açılmak, macera yaşamak ve bir servet kazanmakistemektedir. Ancak birkaç yolculuktan sonra gemisi korkunç bir fırtınaya yakalanır,bütün arkadaşları denizde kaybolur ve Robinson da canını zor kurtarır.
Belki de bugüne kadar yaratılmış en çılgın roman kahramanı Don Kişot’tur. Bu kahraman okuduğu şövalye romanlarından o kadar etkilenir ki, sırtına eski bir şövalye zırhı geçirdiği gibi macera aramak için yollara düşer.
İngilizlerin dillere destan soğukkanlılığı ve ciddiyetinin temsilcisi gibiydi Phileas Fogg. Herkes İngiliz olduğundan emindi ama kimse, hakkında bir şey bilmiyordu. Hem serinkanlı hem de gizemliydi.
1916'da, İngilizlerin Kut'ül Amare'de bozguna uğramasının hemen ardından iki adam, öngörülü bir politikacı olan Sir Mark Sykes ile hınç dolu bir diplomat olan François Georges-Picot Orta Doğu'yu paylaşma planlarını görüşmek üzere gizlice buluştu. İki adamın vardığı anlaşma bir yandan İngiliz-Fransız Dostluk Antlaşması'nı tehlikeye sokacak gerilimleri hafifletmeyi amaçlarken bir yandan da Akdeniz'den İran sınırına uzanan bir hat çiziyordu.
50'lerin İrlanda'sının bir taşra kasabasında, birçok genç kız gibi Eilis Lacey için de imkânlar kısıtlıdır. Ablası ona Amerika'ya göç etme imkânı yarattığında, Eilis ailesini, arkadaşlarını ve geçmişini ardında bırakarak gitmesi gerektiğini hisseder.
Gizli bir askeri proje, uzaylılarla iletişime geçmek için uzaya sinyal gönderir. Bu sinyali yakalayan, yıkımın eşiğindeki bir uygarlık ise Dünya’yı kendisi için istemektedir.
"Dünyayı böylesine hayret verici ve güvenilmez yapan birçok şey arasında en ilk ve en başta gelenin, ne kadar sınırsız ve hudutsuz olursa olsun, onun mevcudiyetinin bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu, insanlar ancak binlerce yıl boyunca sadece nesnel felsefe yapmak için çaba sarf ettikten sonra keşfedebildi."
Kitap
Herzaman ilk başvuru kaynağı olan kitap hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Her nekadar internet günümüzde çok büyük bir önem ve yere sahip olsa da bize en net ve güvenilir bilgiyi yine kitap vermeye devam ediyor. Kitabın önemi ve değeri giderek artıyor ve artık baktığımızda kitap çocukların ilk oyuncaklarından biri olmaya başlıyor. Küçük yaşlardan itibaren kitap hayatımıza yön verirken meraklarımızı gideriyor, bilgi aktarıyor, ufkumuzu genişletmeye ve birey olmamıza destek veriyor. Eğitim kitapları, kültürel kitaplar, sanatsal kitaplar, roman, hikaye kitapları, masal kitapları, kişisel gelişim kitapları, tarih kitapları, yabancı dil kitapları, nobel ödüllü kitaplar, felsefe kitapları, psikoloji kitapları, denemeler hatta sağlık ile ilgili kitaplar herzaman elimizin altından kitaplığımızın baş köşesinde yer alır. Sizde kitaplığınızı oluşturmak yada kitaplığınızdaki eksik kitapları tamamlamak için hemen istekle.com kitap kategorisini ziyaret edip güvenli ödeme sistemi ile siparişinizi oluşturabilir ve aynı gün kargo fırsatı ile kitaplarınıza hemen ulaşabilirsiniz.