Öykü - Anlatı - Anı - Deneme
Var Olmayan Tanrıyı Yaratmak
Yaralarımın sarılmasını beklerken üzerlerine tuz basıldı; sevdayı ektim gökyüzünden ayrılığı topladım. Çok sevdikçe, vazgeçilmez olduğumu sandım ama vazgeçildim.
BAŞINA NE GELİRSE GELSİN İŞİNE DÖN VE ELİNDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAP!
Değişme gücünüzü asla hafife almayın. İnsanların asıl sihri ve gizemi, ne kadar bunaltıcı olursa olsun her durumla baş edebilme, uyumlanma ve değişebilme kapasitesi ile cesaretindedir.
"Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin”
Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın!
Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın. Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin.
“İnsan olmanın özü, kişinin kusursuzluk peşinde koşmaması, zaman zaman sadakat uğruna günah işlemeye meyilli olması, çileciliği arkadaşça ilişkiyi engelleyecek noktaya taşımaması ve sonunda hayata yenik düşüp parçalanmasıdır, ki sevgiyi diğer bireylere bağlamamanın kaçınılmaz bedelidir bu.”
Yaşam boyunca karşılaşılan tüm güçlükler, hıçkıra hıçkıra ağlamalar, ağız dolusu kahkahalar, elde edilenler ve kaybedilenler… Kısacası tüm çabalar, hayat sona erdiğinde hiç var olmamışçasına yok olup gidiyor. Öyleyse adına hayat denilen bu yolculukta ilerlemeyi sürdürmek, özünde sadece manasız bir çabadan ibaret olabilir mi?
Paulo Coelho maneviyat, yaşam ve etik üzerine düşüncelerini paylaştığı bu sürükleyici kitabında, büyük ya da küçük fark etmeksizin hayatın çok özel dersler barındırdığını gösteriyor.
Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tolstoy’un 1882 yılında tamamladığı İtiraf, dinî sansür nedeniyle ilk kez 1884’te Cenevre’de basıldı.
“Siyah Kuğu”, olasılıksız görünen ve üç temel özelliği olan bir olaydır: Öngörülemez; çok etkilidir; gerçekleştikten sonra onu daha az rastlantısal ve daha öngörülebilir hale getiren bir açıklama uydururuz. Google’un şaşırtıcı başarısı bir siyah kuğuydu; 11 Eylül de öyle. Bankacılık ve emlak krizini öngören dünyaca ünlü risk gurusu Nassim Nicholas Taleb, dinlerin doğuşundan kişisel yaşamlarımızdaki olaylara kadar, dünyamızla ilgili hemen her şeyin altında siyah kuğular yattığını belirtiyor.
Her biri başka bir yeri, başka kişileri, başka olayları konu edinen, bir yandan da sonu gelmez ve umutsuz bir arayışı dile getiren hikayeler. Güzel ve büyük yurdunu yitiren Hamdi, kocasını aramak için İstanbul’a gelen Ödemişli zavallı bir kadın, her şeyi allak bullak eden, “yurt”u “gurbet”e çeviren savaş ve geride kalanların hayatları.
Yasemin Avanoğlu Aydoğan ilk eserinde bizi şiirler ve düz yazılarıyla bir sevgi yolculuğuna çıkarıyor. Kimi zaman hüzün, kimi zaman aşkın, sevginin kollarında sürükleniyoruz. An`ın keyfinde, sevginin ruha işlediği satırlarda kendinizi bulmak için Yasemin Avanoğlu Aydoğan`ın kelimelerinin peşine takılın…
Jules Verne meraklılarına, koleksiyonculara, bir zamanların birbirinden heyecanlı serüvenlerine ve daha birçok sıradışı hayata tanık olmak isteyenler için özel tasarımı ve Dünya Klasiklerine yakışan kapağıyla Öyküler-Jules Verne sizlerle...
br> Jules Verne meraklılarına, koleksiyonculara, bir zamanların birbirinden heyecanlı serüvenlerine ve daha birçok sıradışı hayata tanık olmak isteyenler için özel tasarımı ve Dünya Klasiklerine yakışan kapağıyla Öyküler-Jules Verne sizlerle...
Jules Verne meraklılarına, koleksiyonculara, bir zamanların birbirinden heyecanlı serüvenlerine ve daha birçok sıradışı hayata tanık olmak isteyenler için özel tasarımı ve Dünya Klasiklerine yakışan kapağıyla Öyküler-Jules Verne sizlerle...
Romantik Hareket'te Alain de Botton bir aşk ilişkisinin başlangıcından bitişine kadarki gelişimini keşfediyor, bu keşif sırasında sanat ve aşkın doğasına ilişkin düşüncelerini paylaşıyor okurla. Reklamcı Alice ile bankacı Eric arasındaki ilişkiye aşama aşama tanıklık ediyoruz.
Bazı eleştirmenlerin “şeytanın avukatı” sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassaf’ın “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısı”yla sunduğumuz Cehenneme Övgü’sü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük ‘totaliter dünyalar’ımızı afişe ediyor, daha doğrusu ‘yüzümüze vuruyor’.
Michel de Montaigne (1533-1592): “Kendini tanı” ve “Ne biliyorum?” gibi temel sorularla yola çıkarak bir insanda insanlığın bütün hallerini yoklayan “deneme” türünün isim babasıdır. 1571’de kitaplarıyla birlikte çiftliğine çekilmesiyle başlayan bu yaratıcı süreç, Montaigne’i önce okuduklarıyla ilgili notlar almaya itmiş, aynı notlar zamanla Denemeler’i (1580) oluşturmuştur.
Sadık Çubek, çevirisi sunulan "Tengsir" adlı romanında haksızlığa uğrayan bir kişinin serüvenini dile getirmektedir. Çağdaş İran edebiyatının tanınmış romancı ve hikayecilerinden biri olan Sadık Çubek, 1916 yılında, İran'ın Basra Körfezi kıyısındaki bir liman kenti olan Buşihr'de dünyaya gelmiştir.
Howard Phillips Lovecraft'tan okuyucuları için güzel üç öykü H.P. Lovacraft'tan Üç Öykü adıyla okuyucularla buluşuyor.
Kırık Melek Heykelleri kitabının yazarı Aydoğan Yavaşlı bu kitabıyla okurlara kendi hikayesini anlatıyor.