Şiir - Tiyatro
“Haldun Taner’in en usta yapıtlarından biri olan “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı”, Molière’in birçok piyesini Türkçeye adapte etmiş devlet adamı Ahmet Vefik Paşa üzerinedir. Paşa, Bursa’da vali iken kendi başına bir tiyatro kurmuş, Türk ve Ermenilerden oluşan aktörlerini bizzat yönetmişti...
“Özdemir Asaf’ın şairdeki ‘ikinci kişi’ problemini, ikinci kişi ile kendi arasındaki bağıntıları çeşitli yönlerden derinleştirdiği, yaşayışını dolduran davranışları soyutlaştırarak bir düşünce planına yükselttiği, bunu yaparken de, 1950 şiirinin ortak biçim anlayışından ayrı, özel bir dil kullandığı görülür; çelişmeli, oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çok kere en aza indirdiği de olur.”
Behçet Necatigil
Sesiyle değil, sesleriyle yazan Arjantinli şair Alejandra Pizarnik ilk kez Türkçede. İki önemli eseri Delilik Taşını Çıkarmak ve Müzikli Cehennem’deki şiirlerini bir araya getiren bu kitap, 1972’de 36 yaşındayken hayata veda eden Pizarnik’in poetikasını şekillendiren olaylara, ilişkilere ve beslendiği entelektüel kaynaklara da kapı aralıyor.
Özdemir Asaf, Türk Edebiyatı’nın şiir yolculuğunu kendi iç dünyasında yeniden yorumlayan bir şair ve düşünürdü. Dizelerindeki derin görü yeteneği, şiir gibi yaşadığı hayatından geliyordu. Asaf’ın yaşamından şiirlerle beraber, her biri adını edebiyat tarihine yazdırmış şairler de geçti.
Bu kitapta, Özdemir Asaf’ın ölümünden sonra, arkasında bıraktığı defterlerden, dosyalardan seçilmiş şiirlerini bulacaksınız. Bunların büyük çoğunluğu dergilerde bile görünmemiş şiirlerdir.
Özdemir Asaf’ın Kırılmadık Bir Şey Kalmadı’da bir araya getirilen aforizma niteliğindeki “etikalar”ı, anı-deneme türünde yazıları ve öyküleri en az şiirleri kadar etkileyici, sıra dışı ve şaşırtıcı.
Çiçek Senfonisi – Toplu Şiirler çağdaş Türk şiirinin en özgün isimlerinden biri olan Özdemir Asaf’ın sağlığında yayımladığı yedi şiir kitabını bir araya getiriyor: Dünya Kaçtı Gözüme, Sen Sen Sen, Bir Kapı Önünde, Yumuşaklıklar Değil, Nasılsın, Çiçekleri Yemeyin, Yalnızlık Paylaşılmaz.
Molière, Kibarlık Budalası’nda 17. yüzyıl Fransız toplumunu hicveder. Orta yaşlı, zengin bir tüccar olan Mösyö Jourdain sınıf atlamak için asilzade olmaya çabalarken kendisini komik duruma düşürür. Moda olduğunu düşündüğü için pahalı ama tuhaf giysiler diktirir, hiçbirine ilgi duymasa da ısrarla felsefe, eskrim, dans ve müzik dersi alır. Oyun ilerledikçe işler karmaşıklaşacak, hatta Mösyö Jourdain’in evini sultan ziyaret edecektir...
13. yüzyılda Anadolu sahasında Oğuz Türkçesinin en büyük temsilcisi olan Yunus Emre, şiirlerini genellikle hece ölçüsüyle yazmıştır. Kimi zor kavramları Türkçe kelimeler kullanarak rahatlıkla ifade etmeyi başarmış, bu özelliğiyle kendisinden sonra yetişecek şairlerin öncüsü olmuştur.
Nebâtî, Türk Edebiyatı’nın Azerbaycan’da yetişen ve elsine-yi Selâse’de (Türkçe, Farsça ve Arapça) şiir söyleyebilen önemli ve başarılı şairlerinden biridir.
17. yüzyılda yaşamış Türk asıllı, Tebrizli bir şairdir. Babasının adı İsmâil’dir. Ne yazık ki tezkirelerde Tebrîzli olması dışında bir bilgi yoktur. Adının Alîcân bilinir. Öğrenimini tamamlayıp geliştirmek için İsfahan’a gitmiştir. O dönemde hükümet merkezi İsfahan olduğu için İsfahan’da yaşamasına rağmen, şiirlerinde sık sık Tebriz özlemini dile getirmiştir.
Komedilerinde aydın kesim ile halk, saray ile şehir arasındaki ayrılıkları gidermek asıl amacıydı. Eserlerinde değindiği toplumsal yergiler saray çevresini ve soyluları rahatsız ettiği için yasalara, geleneklere karşı gelmekle suçlandı.
İslam Bey, gönüllü olarak orduya gidecektir ve uzaktan sevmekte olduğu Zekiye ile vedalaşmak ister. Zekiye’ye, kendisi hakkında beslediği sevgiyi anlatır. Kız da ona karşı kayıtsız olmadığı gibi, onun arkasından o da erkek elbisesi giyerek gönüllüler takımına karışır, Silistre’ye kadar gider...
Turgut Özakman tarafından yazılan bir tiyatro derlemesidir. Özakman yazarlık serüveni boyunca, barışın, sağduyunun, insanlar ve toplumlararası iletişimin, dostluğun ve sevginin, yeryüzünü karartan kötülükleri yok edeceği bir düzenin özlemini yaşamıştır.
Hermeneutik ve Edebiyat , Metin Toprak tarafından Schleiermacher, Dilthey ve Gadamer'in hermeneutik uzerine ortaya koyduklari dusunceler ve isiginda bu gozden gecirmenin nasil gerceklestigi ve bunun hermeneutigin ozellikle edebiyat metnine yaklasimini nasil etkiledigi sorunu uzerinde durulmaktadir.
Hemen hemen herkesin hayatına şiirleriyle en az bir defa dokunmuş bir şairin tüm dizelerini bir arada görmek ister misiniz? Elbette ki garip akımının öncülerinden biri olan Orhan Veli Kanık'ın muhteşem şiirlerinden oluşan Bütün Şiirleri adlı kitabından bahsediyoruz!