KİTAP
Evet, bazen en acayip fikir, görünüşte en mümkün görünmeyen fikir, kafanıza öyle işlenir ki, o en nihayetinde sizin için gerçeğe dönüştürülebilecek bir şey olarak ortaya çıkar…
Rosen Acil Tıp: Kavramlar ve Klinik Uygulama, ihtiyaç duyulan ayrıntılı klinik bilgileri içeren güvenilir bir kaynaktır. Devrim niteliği taşıyan 1983 yılındaki ilk baskısından bu yana Rosen Acil Tıp: Kavramlar ve Klinik Uygulama, acil tıbbın klinik uygulamalarına rehberlik etmede güvenilir, erişilebilir, kapsamlı ve standart bilgiler sunan kaynak kitap olmuştur.
Bazen babalar gerçekten sıradan olabilir, ama benimki değil, bu yüzden çok mutluyum çünkü siz de göreceksiniz, o gizli bir Süper Kahraman Baba!
Aslında tüm anneler mükemmeldir ama bazen içlerinden birinin daha özel olduğunu düşünürsünüz… Tıpkı benim Süper Kahraman Annem gibi !
Bir zamanlar bir sarayda adı Alice olan bir genç bir prenses yaşarmış. Alice uyumadan önce her zaman yanına battaniyesini alırmış. Ama bir gün Alice’in battaniyesi kaybolmuş. Onu kim almış olabilir? Tüy gibi hafif, yumuşak, sımsıcacık bir şey isteyen bir ejderha mı yoksa?
Bir çocuk sahipsiz bir yumurta bulur ve ona bakmaya karar verir. Yumurtanın içinde ne olduğunu merak eder. Yoksa yumurtada çocuğun aklındaki arkadaş mı vardır?
Bir ejderha size geldiğinde… « Benim istediğim gibi oynayacağız ! »diye tutturur mu ?
« Eğer bir fil yakalamak istiyorsanız önce fillerin nerede yaşadığını bulmalısınız… »
Florence bir köpek istiyordu. Nasıl bir köpek olduğunun hiçbir önemi yoktu. Sadece bir köpek olsun, ona baksın, onu beslesin, onunla koşsun ve oynasın istiyordu. Eğer bir köpeği olursa bir daha asla ağlamayacağına ver her zaman uslu duracağına söz verdi.
Dedem atölyesinden gülümseyerek çıktı. GİZLİ MAKİNESİ hazırdı ! Acaba neydi dedemin icadı ?
Prenses Lal tanışabileceğiniz en NAZLI prenses.
Doğum gününde ne kadar çok hediye aldığını hayal bile edemezsiniz. Ama bir prenses bile bazen gerekenden KAT KAT FAZLA hediye alabilir...
Yıldızlar ışıldamaya başladığında nereye gideceksin? Söyle bana, bu gece rüyanda ne göreceksin?
Ben benim, sen de sensin.
Aynıyız ama farklıyız da.
Ortada ne okul binası ne sanat öğretmeni ne de öğrencisi vardı.
Sahip olduğu tek şey inancı ve sabrıydı.
Doğru işler yaptığını biliyordu.
Afife hiç vazgeçmemişti ki…
Sahneye kırmızı elbisesiyle çıktı, harika görünüyordu.
Sürdürülebilir Kalkınma Çağı hem çok çarpıcı bir kitap hem de bir esin kaynağı niteliğinde. Çarpıcı; çünkü insanlığı bekleyen eşi benzeri görülmemiş tehditleri en ince ayrıntısına kadar gözler önüne seriyor. Esin kaynağı; çünkü bize, eyleme geçme iradesi gösterdiğimizde tehditleri bertaraf edebileceğimiz konusunda güven veriyor.
Elinizdeki bu kaynak, Türkiye’de en etkin ve en kolay biçimde Rusça öğrenmenizi veya öğretmenizi sağlamak amacıyla Yeditepe Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Rusça biriminde çalışan Rusça dil uzmanları tarafından Türkçe - Rusça açıklamalı, akıllı telefonunuzdan dinleyebilmeniz amacıyla QR kodlu olarak hazırlanmıştır.
Prof. Dr. Inci Özden graduated from Ankara University Faculty of Pharmacy in 1972. She carried out her doctoral study in Istanbul University Faculty of Pharmacy and earned PhD in Biochemistry in 1975. After the associate professor degree in 1981, she became a Professor in 1988.
Franz Kafka’nın ilk kez 1915 yılında yayımlanan eseri Dönüşüm Gregor Samsa’nın bir sabah huzursuz bir rüyadan uyandığında, kendini yatağında dev bir haşereye dönüşmüş olarak bulmasıyla başlar...
Serin bir rüzgâr yağmurun fısıltısını çoğaltarak esiyor, üstümüzde siyah bir çadır gibi açılan çam dalları titriyordu. Anadolu’nun bu yalçın ufuklu, bu boş, bu kayalık, bu korkunç tarafı, Bozdağı’na giden bu ıssız yol, eskiden beri bir eşkıya uğrağıydı; bunu biliyordum.
Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlanan makalelerden oluşan Eşkal-i Zaman’da Ahmet Rasim, İstanbul’un gündelik yaşamını, vapurları, tramvayları, sokakları, esnafı, insan tiplerini, döneminin toplumsal sorunlarını kendine özgü üslubuyla anlatıyor.
Savaş ve Barış, Anna Karenina ve İvan İlyiç’in Ölümü’yle tanınan Tolstoy, gerçekçi edebiyat akımının en önemli temsilcilerindendir.
Eserlerinde toplum, ahlak, aile, devlet gibi kavramları sorgularken yaşadığı toplumun sorunlarını yalnızca edebi bir ustalıkla değil, aynı zamanda felsefi bir bakış açısıyla ele alır.
Petersburg’un beyaz gecelerinde, hayalperest anlatıcı ile genç bir kızın dört gecelik karşılıklı konuşmalarıyla geçen hüzünlü bir hikâye. Genç kız da tıpkı hayalperest anlatıcı gibi hayaller içindedir. Moskova’dan gelecek bir mektubu bekleyen genç kız ve hayalperest anlatıcı arasında tuhaf bir bağ oluşur. Mektup ve beklenen kişi geciktikçe duygular ve düşünceler karmaşık bir hale gelecektir.
Gözüm sekiz arşın kalınlığındaki taş duvarları aşıyor, güverte kenarında eteklerini uçurarak vincin işlemesini seyreden kızları, merdivenden kocaman yatak denkleri indirmeye çalışan hamalları görüyordu. Yerimden fırlamak, gardiyanları, jandarmaları şöyle elimin tersiyle iterek çıkıp yürümek, bir sandala atlayıp gemiye varmak ve kaptana: “Çek!” demek istiyordum.
Dinle neyi, nasıl hikâye ediyor
Ayrılıklardan şikâyet ediyor…
……………………………………
" Dostlarım ! Bu öyküyü dinleyin. Çünkü aslında kendi halimizi dile getiriyor."
Ayrı, her şeyden, herkesten ayrı ve uzak kalmak, yalnız kendisini dinlemek, yalnız kendi düşünebileceği gibi düşünmek istiyordu. Sakız gibi çiğnenmiş güzelliklerden, bir dua kadar çok tekrar edilmiş yeni fikirlerden eser bulunmayan bu çölde hiçlik ve... güzellik hüküm sürüyordu.
Modern Rus edebiyatının kurucusu kabul edilen Aleksandr Puşkin’in son derece duru ve çarpıcı bir dile, merkezinde bir aşk öyküsünü, arka planda ise ünlü Pugaçev isyanını anlattığı Yüzbaşının Kızı, Rus romanının ve tarihsel roman geleneğinin öncüsü olma özelliğini taşıyor.
New York’tan Buenos Aires’e gitmekte olan bir yolcu gemisinde karşılaşan üç kişinin bir satranç tahtası etrafında yaşadığı ruhsal karmaşayı yalın ve çarpıcı üslubuyla anlatan Zweig’dan, insanın kendiyle savaş halinde oluşunun uzun öyküsü: Satranç…
“Fakat şu muhakkak ki bugün olduğum gibi olmak da istemiyorum. Büsbütün başka bir hayat, daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. Belki bunu arayıp bulmak da mümkün… Fakat içimde öyle bir şeytan var ki... Bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor.
Dünya sadece yaşadığımız evden, oyun oynadığımız parktan, mahalleden, içinde yaşadığımız şehirden mi ibarettir ? Yoksa başka yaşamlar, başka âlemler ve keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerle mi doludur dünya ?
Balkabağıgiller, şehrin göbeğindeki sekiz katlı Sarmaşık Apartmanı’nın en üst katında yaşıyordu. Önceleri iki kişi olan ev halkına, kırk yedi bitki, ikizleri Bal ile Badem ve yavru kedileri Kaymak da katılınca kocaman bir aile oldular.
Mustafa, yüeği sevgiyle dolu bir çocuk. Öyle bir sevgi ki geceler boyu hayalinin kurduğu, günlerce hazırlandığı yarışmada birinciyken, yavru bir kuşun hayatını kurtarmak için liderliğe de madalyaya da bir anda sırtını dönebildi.
Sisbağ'da kargaların genlerini insanlara aktarmaya çalışan genetik çalışmalar, tüm bir yöreyi, insanları ve doğayı tehdit ediyor. Yaz tatilini geçirmek üzere teyzesinin yaşadığı köye giden İlay, arkadaşı Fuat ve teyzesiyle birlikte insanlığın geleceğini tehdit edenlere karşı büyük bir mücadeleye girişiyor.
Ekolojik mahalle, çocuğunuza, mahallesindeki voleybol sahası eksikliğinden iklim değişikliğine kadar karşılaştığı sorunlar karşısında çözüm üretme seçeneği ve gücü olduğunu hissettiriyor.
Okulun ilk günü, Deniz yanında oturan kıza tuhaf tuhaf bakar; çünkü Nil adındaki bu kız kurabiyelerini bir kavanozda taşır, meyvesini beze sarar ve defterinin her sayfasını, en küçük boşluğuna kadar doldurur. Nil, sınıf arkadaşlarına bu yaz ‘sıfır atık’ ile nasıl tanıştığını ve evden çıkan çöpleri ailece nasıl azalttıklarını anlatarak onların hayatlarını değiştirecektir.
Dünya ısınıyor, hava kirli, çöplerimizi nereye sığdıracağımızı bilemiyoruz, her gün pek çok canlı türü yok oluyor… Şayet 6,5 milyar dünyalının hepsi benzer tüketim alışkanlıklarına sahip olsa, iki gezegene daha ihtiyacımız olurdu.
Türkiye’nin ve dünyanın farklı sokaklarında yaptığı yürüyüşler esnasında karşılaştığı dokunaklı manzaraların, kendi halinde insanların, ilginç rastlantıların fotoğraflarını çekti. Bu karelerden bazıları onu daha fazlasını hayal etmeye itti ve 2012 yılından itibaren kendi çektiği fotoğraflar için öyküler yazmaya başladı. Genç Kareli Öyküler, eserleri gençler tarafından da çok sevilen Tolga Gümüşay’ın kareli öyküleri arasından özenle seçilmiş bir koleksiyon.
Çocuk,
Yazdığım satırlar titrek olacak. Belki o yüzden okumakta zorlanacaksın. Ama istesem de bundan daha düzgün yazamam. Çünkü içinde olduğum vapur, azgın dalgalar ile boğuşuyor. Karadeniz’in azgın dalgalarıyla. Sana bu satırları yazarken iskemlemde oturmakta bile zorlanıyorum.
Mutluluk nerede?
Yaşamı yönetmek, yönlendirmek mümkün mü?
İrademizle mi davranıyoruz, yoksa ezberlediklerimizle mi?
Ne istiyoruz, ne bekliyoruz?
Nasıl düşünüyor, nasıl karar veriyoruz?
Bu ve benzeri pek çok sorunun cevabını hâlâ arıyorsanız içeri buyrun...
Sizce Gerçekler Ormanı nasıl bir yerdir?
Hayalle gerçeğin birbiriyle dans ettiği, portakaldan güneşi, rengârenk puf puf gülleri, dallardan kopup düşen maceracı elmaları, şirin baykuşları ile parıl parıl parlayan bir yer olduğunu söylesek...
Çalışkan arımız Ahmet Şerif İzgören, bu kitabında bir petek bala harikalar sığdırıyor. Kanatları olmayan minik bir arı, hayal gücünün uçsuz bucaksız ovalarında uçuyor, eksiklik sanılan şeylerin gerçek yüzünü fazlasıyla ceplerimize dolduruyor. Yeniliklere doğru kanat çırpan kovanı ve baldan tatlı arılarıyla Kanatsız Arı Mu, geceyi aydınlatan ateş böcekleri gibi ışıl ışıl…
Ormanın kralı aslan, doğduğu günden beri aynı ormanda yaşıyordu. Artık başka yerlere gitmenin, dünyanın en güzel ülkesini görmenin zamanı gelmişti. Peki dünyanın en güzel ülkesi neresiydi?
Zweig bu novellası’nda bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür.
Marcus Aurelius (MS 121-MS 180): MS 121 yılında Roma’da doğdu. Fronto, Apollonius Chalcedonius gibi döneminin önde gelen hatip ve filozoflarından özel dersler aldı. MS 161-180 yılları arasında Roma İmparatoru olarak hüküm sürdü. “Stoacı İmparator”, “Filozof İmparator” gibi sıfatlarla anılan Marcus Aurelius, barışçı bir insan olmasına rağmen hükümdarlığının çoğunu seferlerde geçirdi.
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyetini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
Kitap
Herzaman ilk başvuru kaynağı olan kitap hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Her nekadar internet günümüzde çok büyük bir önem ve yere sahip olsa da bize en net ve güvenilir bilgiyi yine kitap vermeye devam ediyor. Kitabın önemi ve değeri giderek artıyor ve artık baktığımızda kitap çocukların ilk oyuncaklarından biri olmaya başlıyor. Küçük yaşlardan itibaren kitap hayatımıza yön verirken meraklarımızı gideriyor, bilgi aktarıyor, ufkumuzu genişletmeye ve birey olmamıza destek veriyor. Eğitim kitapları, kültürel kitaplar, sanatsal kitaplar, roman, hikaye kitapları, masal kitapları, kişisel gelişim kitapları, tarih kitapları, yabancı dil kitapları, nobel ödüllü kitaplar, felsefe kitapları, psikoloji kitapları, denemeler hatta sağlık ile ilgili kitaplar herzaman elimizin altından kitaplığımızın baş köşesinde yer alır. Sizde kitaplığınızı oluşturmak yada kitaplığınızdaki eksik kitapları tamamlamak için hemen istekle.com kitap kategorisini ziyaret edip güvenli ödeme sistemi ile siparişinizi oluşturabilir ve aynı gün kargo fırsatı ile kitaplarınıza hemen ulaşabilirsiniz.