Bu ürün ile beraber alınan diğer ürünler
Savaş ve Barış, Anna Karenina ve İvan İlyiç’in Ölümü’yle tanınan Tolstoy, gerçekçi edebiyat akımının en önemli temsilcilerindendir.
Eserlerinde toplum, ahlak, aile, devlet gibi kavramları sorgularken yaşadığı toplumun sorunlarını yalnızca edebi bir ustalıkla değil, aynı zamanda felsefi bir bakış açısıyla ele alır.
Petersburg’un beyaz gecelerinde, hayalperest anlatıcı ile genç bir kızın dört gecelik karşılıklı konuşmalarıyla geçen hüzünlü bir hikâye. Genç kız da tıpkı hayalperest anlatıcı gibi hayaller içindedir. Moskova’dan gelecek bir mektubu bekleyen genç kız ve hayalperest anlatıcı arasında tuhaf bir bağ oluşur. Mektup ve beklenen kişi geciktikçe duygular ve düşünceler karmaşık bir hale gelecektir.
“Fakat şu muhakkak ki bugün olduğum gibi olmak da istemiyorum. Büsbütün başka bir hayat, daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. Belki bunu arayıp bulmak da mümkün… Fakat içimde öyle bir şeytan var ki... Bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor.
New York’tan Buenos Aires’e gitmekte olan bir yolcu gemisinde karşılaşan üç kişinin bir satranç tahtası etrafında yaşadığı ruhsal karmaşayı yalın ve çarpıcı üslubuyla anlatan Zweig’dan, insanın kendiyle savaş halinde oluşunun uzun öyküsü: Satranç…
Modern Rus edebiyatının kurucusu kabul edilen Aleksandr Puşkin’in son derece duru ve çarpıcı bir dile, merkezinde bir aşk öyküsünü, arka planda ise ünlü Pugaçev isyanını anlattığı Yüzbaşının Kızı, Rus romanının ve tarihsel roman geleneğinin öncüsü olma özelliğini taşıyor.
Evet, bazen en acayip fikir, görünüşte en mümkün görünmeyen fikir, kafanıza öyle işlenir ki, o en nihayetinde sizin için gerçeğe dönüştürülebilecek bir şey olarak ortaya çıkar…