Bu ürün ile beraber alınan diğer ürünler
Savaş ve Barış, Anna Karenina ve İvan İlyiç’in Ölümü’yle tanınan Tolstoy, gerçekçi edebiyat akımının en önemli temsilcilerindendir.
Eserlerinde toplum, ahlak, aile, devlet gibi kavramları sorgularken yaşadığı toplumun sorunlarını yalnızca edebi bir ustalıkla değil, aynı zamanda felsefi bir bakış açısıyla ele alır.
Çok eski bir anne sözüne göz kırpacak şekilde, “Her yer her yerde!” tarzında bir hikâye. Geçmişe takılarak sökükler içinde kalan anıları gelecek ile dokuma zamanı!
Petersburg’un beyaz gecelerinde, hayalperest anlatıcı ile genç bir kızın dört gecelik karşılıklı konuşmalarıyla geçen hüzünlü bir hikâye. Genç kız da tıpkı hayalperest anlatıcı gibi hayaller içindedir. Moskova’dan gelecek bir mektubu bekleyen genç kız ve hayalperest anlatıcı arasında tuhaf bir bağ oluşur. Mektup ve beklenen kişi geciktikçe duygular ve düşünceler karmaşık bir hale gelecektir.
Molière, Kibarlık Budalası’nda 17. yüzyıl Fransız toplumunu hicveder. Orta yaşlı, zengin bir tüccar olan Mösyö Jourdain sınıf atlamak için asilzade olmaya çabalarken kendisini komik duruma düşürür. Moda olduğunu düşündüğü için pahalı ama tuhaf giysiler diktirir, hiçbirine ilgi duymasa da ısrarla felsefe, eskrim, dans ve müzik dersi alır. Oyun ilerledikçe işler karmaşıklaşacak, hatta Mösyö Jourdain’in evini sultan ziyaret edecektir...
Tanzimat edebiyatının en yenilikçi isimlerinden olan Recaizade Mahmut Ekrem, Bihruz’un psikolojisini iç konuşma, iç çözümleme, bilinç akışı gibi modern tekniklere başvurarak anlatırken Türkçe edebiyatın unutulmaz tiplerinden birini de yaratır.
New York’tan Buenos Aires’e gitmekte olan bir yolcu gemisinde karşılaşan üç kişinin bir satranç tahtası etrafında yaşadığı ruhsal karmaşayı yalın ve çarpıcı üslubuyla anlatan Zweig’dan, insanın kendiyle savaş halinde oluşunun uzun öyküsü: Satranç…