Bu ürün ile beraber alınan diğer ürünler
Gün İzleri’ndeki öyküler, özellikle kısa öykünün, küçük olaylara büyüteç tutan keskinliğini, mizahını ve ince derinliğini yansıtırken, hayatın hüzünlü komedisi içinde ümit veren, gülümseten kalıcı sahnelerle okuru düşünceye davet ediyor.
Savaş ve Barış, Anna Karenina ve İvan İlyiç’in Ölümü’yle tanınan Tolstoy, gerçekçi edebiyat akımının en önemli temsilcilerindendir.
Eserlerinde toplum, ahlak, aile, devlet gibi kavramları sorgularken yaşadığı toplumun sorunlarını yalnızca edebi bir ustalıkla değil, aynı zamanda felsefi bir bakış açısıyla ele alır.
Petersburg’un beyaz gecelerinde, hayalperest anlatıcı ile genç bir kızın dört gecelik karşılıklı konuşmalarıyla geçen hüzünlü bir hikâye. Genç kız da tıpkı hayalperest anlatıcı gibi hayaller içindedir. Moskova’dan gelecek bir mektubu bekleyen genç kız ve hayalperest anlatıcı arasında tuhaf bir bağ oluşur. Mektup ve beklenen kişi geciktikçe duygular ve düşünceler karmaşık bir hale gelecektir.
Serin bir rüzgâr yağmurun fısıltısını çoğaltarak esiyor, üstümüzde siyah bir çadır gibi açılan çam dalları titriyordu. Anadolu’nun bu yalçın ufuklu, bu boş, bu kayalık, bu korkunç tarafı, Bozdağı’na giden bu ıssız yol, eskiden beri bir eşkıya uğrağıydı; bunu biliyordum.
Evet, bazen en acayip fikir, görünüşte en mümkün görünmeyen fikir, kafanıza öyle işlenir ki, o en nihayetinde sizin için gerçeğe dönüştürülebilecek bir şey olarak ortaya çıkar…
Kimi eleştirmenlerce Sibiryalı çağdaş Çehov olarak tanımlanan Rus yazar Valentin Grigoryeviç Rasputin 1937 yılında Sibirya’nın İrkutsk bölgesinde köylü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Daha çok sıradan insanların öykülerini kaleme alan Rasputin, eserlerinde köy yaşamına ve doğaya yer verdi.